Düşünce ve ifade özgürlüğü üzerine meslek ilkeleri

Düşünce ve ifade özgürlüğü alanımız için son derece önemli konular. Bu konuda en başta gelen iki bildirgeyi burada belirtmek gerekir: TKD’nin Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi ile İfade Özgürlüğü ve İyi Kütüphaneciliğin İlkeleri’dir. Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi (TKD’nin Web sitesinde yer aldığı orijinal biçimiyle) ve  Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi Madde Gerekçeleri aşağıda verilmektedir. Ardından ise İfade Özgürlüğü ve İyi Kütüphaneciliğin İlkeleri’ne yer verilmiştir.

Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi

Dusunce_Ozgurlugu_Bildirgesi-724x1024

Kaynak

Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi Madde Gerekçeleri

Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi’ni ilk ve öncelikli çalışma konusu olarak belirleyen TKD
Düşünce Özgürlüğü Grubu’nun (DÖG) kurulma/oluşturulma gerekçesi şöyle
açıklanmıştı:

  1. Ülkemiz kütüphanecilerinde ve kütüphane çalışanlarında öncelikle mesleki
    bağlamda bir düşünce özgürlüğü bilinci ve duyarlılığı yaratmaya çalışmak; bu
    tutumun geliştirilmesi için çeşitli etkinliklerde bulunmak.
  2. Meslek alanındaki sansür uygulamalarının gündeme getirilmesi ve mesleki
    platformlarda tartışılması, değerlendirilmesi ve çözüm üretilmesini sağlamaya
    çalışmak.
  3. Ülkemizde düşünce özgürlüğü ile bağdaşmayan genel uygulamaları izlemek,
    değerlendirmek, bu konularla ilgili etkinliklerde bulunmak ve mesleki alanımız
    dışında yapılan çalışmalara da katkı sunmak (Kutup-l 07/05/2007).

Bu çerçevede, öncelikle, bilgi merkezi çalışanlarının kullanıcılara hizmet verirken veya
diğer kütüphane işlerini yaparken, düşünce özgürlüğü olgusu açısından gereksininim
duyduklarında yararlanacakları veya göz önünde bulunduracakları bir “ilkeler
bütünü”nün olmayışı Grup tarafından eksiklik olarak belirlenmiştir. Konuyla ilgili
yüksek lisans ve doktora düzeyinde yapılan çalışmalar kütüphanecilerin düşünce
özgürlüğü konusunda yeterince bilgi sahibi olmadıklarına işaret etmekte, ayrıca, alınan
duyumlar ve aktarılan gözlemler de, kütüphanelerde sansür uygulamalarının belirli
ölçüde yaşandığını göstermekteydi. Bunun yanında, mesleğimizin en büyük elektronik
tartışma listesi Kutup-l’de bir yandan suçu ve suçluyu öven bir takım sloganların
“düşünce açıklaması” olarak sunulması ve savunulması, diğer taraftan farklı düşünceler
karşısındaki hoşgörüsüzlük örnekleri, düşünce özgürlüğü konusundaki mesleki
yaklaşım ve tutumumuz hakkında yeterince bilgi vermekteydi. Bu olumsuz tutum ve
uygulamalarda, genel olarak eğitim dizgesi, toplumumuzda hakim olan düşünce
özgürlüğü karşıtı atmosfer ve resmi sansürün de önemli bir payı olduğu düşünülebilir.

Yukarıda söz edilen ve belirli ölçüde olumsuz sayılabilecek koşullarda TKD-DÖG
yayımladığı Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi’nin maddelerini şöyle gerekçelendirmiştir:

  1. Bilgi merkezleri, politika geliştirme ve uygulamada düşünce özgürlüğü odaklı
    yaklaşımları benimsemelidir. Bu madde, genel bir çerçeve belirlemek amacıyla, diğer maddelerde üzerinde durulmayan konularda düşünce özgürlüğünün göz önünde bulundurulması ve ona aykırı uygulamalar yapılmaması amacıyla oluşturulmuştur. “Herhangi bir konuda belirlenen hedeflere ulaşmada izlenecek ilkeler bütünü, strateji ve yol” anlamıyla politika bilgi merkezlerinin işlem ve hizmetleri için de söz konusudur. Bu alana ilişkin işlem ve hizmetler için yol gösterici ilkelerin, yani politikaların gerek oluşturulmasında gerekse uygulanmasında düşünce özgürlüğü temelli olması, bilgi hizmetleri için söz konusu olabilecek çerçevenin bu Bildirge’de dile getirilen yapıya uygun olması anlamına gelecektir.
  2. Çağdaş bir toplumda, bireylerin, her türlü bilgiye eşit ve özgürce erişim hakkı
    vardır. Bilgi merkezleri, bu hakkın en iyi biçimde kullanılmasına olanak ve
    fırsat sağlar. Kişilerin, bilgi merkezlerindeki düşünce ürünlerinden
    yararlanmaları politik, dinsel, ulusal, ahlaki, ticari, ırksal, etnik köken, cinsiyet ve benzeri nedenlerle engellenemez. Bu madde, düşünce özgürlüğünün “her tür düşünceye erişim” konusundaki temel yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bilgi merkezi, işlevi doğrultusunda, bütün kullanıcılarına yönelik yayın ve diğer araç-gereci bulundurmak durumundadır. Bilgi hizmetlerinin temel felsefesini oluşturan “bilgi erişim” ilkesinin yaşama geçirilmesinin ancak herkesin bilgiye eşit ve özgürce ulaşmasıyla olanaklı olacağı açıktır. Örneğin, bir halk kütüphanesinin, bulunduğu çevrede yaşayan hangi ırk, din, dil, siyasal görüşten olursa olsun, hizmet ve olanaklarını ayrım gözetmeksizin herkesi hedefleyecek şekilde düzenlemesi ve sunması gerekir.
  3. Bilgi merkezleri, toplumsal sorumlulukları gereği bütün düşüncelerin
    açıklanması, yayımlanması ve kütüphanelerde yararlanmaya sunulmasından
    yana tavır alır, sansüre karşı çıkar ve bu konuda ilgili diğer kişi ve
    kuruluşlarla işbirliği yapar. Bu maddenin temel gerekçesi bilgi merkezlerinin sansüre karşı olması zorunluluğudur. Çünkü sansür, birtakım nedenlerle belirli yayınların yasaklanması, engellenmesi, kullanıcıya ulaşmasının zorlaştırılması gibi uygulamaları içerir. Bu nedenle, düşünce özgürlüğünü ilke edinmiş bir mesleğin üyeleri olarak kütüphanecilerin sansüre karşı çıkması, karşı çıkan kişi ve gruplarla da ortak hareket etmesi gerekir. Sansür “bilgi erişimin” genellikle öznel (subjektif) nedenlerle engellenmesi anlamına gelir ki, bu, bilgi hizmetleri alanının temel ilkesine aykırılığı ifade eder.
  4. Bilgi merkezlerine kaynak seçimi, kişisel tercihlere göre yapılmamalı, mesleki
    ilkeler çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Bilgi kaynakları, içeriğinden, yazarı
    ya da yayıncısının düşünce, inanç veya görüşünden dolayı dışlanmamalıdır.
    Bilgi merkezlerinde yararlanmaya sunulan basılı ve elektronik kaynakların
    seçiminde ölçüt, okuyucunun ilgi, istek, tercih, merak vb. gereksinimleri olmalıdır.
    Seçimi yapan tarafsız olmalı, kendi görüşü veya inancının bu seçim işlemine etkisi
    olmamalıdır. Başka bir deyişle, hiçbir yayının, içeriği veya oluşumuna katkıda
    bulunanların düşünce, inanç veya görüşlerinden dolayı, bilgi merkezlerine
    sağlanması veya hizmete sunulması engellenmemelidir. Bilgi kaynaklarının seçimi
    nesnel ölçütlere göre yapılmalıdır. Aksi yönde yapılacak seçim sansür anlamına
    gelecektir.
  5. Bilgi merkezi çalışanları, teknik işlemler ve kullanıcı hizmetlerinde sansür
    olarak kabul edilen, bilgi kaynaklarına erişimi engelleyici veya kısıtlayıcı
    davranış ve uygulamalardan kaçınırlar. Sansür sadece yayınların yasaklanması değildir. Teknik işlemler olarak adlandırılan ve kaynakların seçilmesi, satın alınması ve okuyucunun hizmetine sunulmasına kadar olan süreç içinde de sansür uygulanabilir. Örneğin, bir yayının kasıtlı olarak işlemlerinin geciktirilmesi, yanlış konu başlığı veya yer numarası verilmesi, yanlış rafa konması da sansür olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, bilgi merkezi çalışanlarının, okuyucu hizmetlerinde olduğu gibi teknik hizmetlerde de düşünce özgürlüğüne ters uygulamalar içinde olmaması gerekir.
  6. Bilgi merkezleri, amaç ve işlevleri doğrultusunda sergi ve toplantı salonu gibi
    olanaklarını gereksinim duyan kişi ve gruplara ayırım gözetmeksizin sunar.
    Bilgi merkezlerine ait sergi ve toplantı salonları kişilerin ve grupların yaratıcı
    düşünce ürünlerini sundukları ya da onlara ulaştıkları mekanlardır. Bir başka
    deyişle, bilgi erişimin farklı boyutta gerçekleştiği alanlardır. Bu nedenle, bilgi
    merkezleri, sergi ve toplantı salonu gibi olanaklarını da eşitlik temelinde
    kullanıcılarının hizmetine sunmalıdır. Bu olanaklardan yararlanmak için konulmuş koşul veya kurallar varsa, bunlar ayrım gözetmeksizin, bütün kullanıcı grupları için geçerli olmalıdır.
  7. Bilgi merkezi çalışanları, TKD Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi’nde yer alan
    ilkelere uygun davranmalıdırlar. Onlar, bundan dolayı haksız işlem ve
    uygulamalarla karşı karşıya bırakılamaz ve yöneticileri tarafından aykırı
    davranmaya zorlanamazlar. Kütüphane işlem ve hizmetlerinin Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi’ndeki ilkelere uygun yürütülüp-yürütülmemesinin sorumluluğu bilgi merkezi çalışanlarındadır. Bu sorumluluğun yerine getirilmesi mesleğimizin gereği olup, TKD Mesleki Ahlâk İlkeleri’nde de vurgulanmıştır. Bilgi merkezi çalışanları, bu sorumluluklarını yerine getirmelerinden dolayı haksız bir işlem veya uygulamayla karşı-karşıya bırakılmamalı, yöneticiler de bu tür haksız uygulamalar içinde olmamalıdır.
  8. Bilgi merkezlerinde kullanıcıların özel yaşam gizliliğine saygı duyulur. Bu
    nedenle, kullanıcıların kimliği ve yararlandığı bilgi kaynakları üçüncü kişilere
    açıklanmaz. Bilgi merkezlerini kullanan okuyucuların hangi konuları araştırdığı, hangi kaynakları kullandığı gibi bilgilerin, kullanıcı izni dahilinde ve bilgi merkezi
    hizmetlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi gibi çalışmalar dışında herhangi bir
    amaçla kullanılmaması gerekir. Bu bilgilerin isteği dışında başkasına verilmeyeceği
    güveni sağlandığı oranda, kullanıcı kendisini bilgi merkezi ortamında rahat ve özgür hissedecektir.

Kaynak

İfade Özgürlüğü ve İyi Kütüphaneciliğin İlkeleri

Bireyler, kütüphaneler sayesinde tam anlamıyla ifade özgürlüğü olanağına kavuşur. Kaliteli kütüphane hizmetleri bu konuda temel bileşendir. Bu nedenle, kütüphaneler ve kütüphane çalışanları ifade özgürlüğü, bilgiye sınırsız erişim ve düşünce özgürlüğü ilkelerine bağlı kalmalı; kütüphane kullanıcısının mahremiyetine saygı göstermelidir.

İfade özgürlüğü ve iyi kütüphaneciliğin ilkeleri:

  • Kütüphaneler bilgiye, düşünce ve hayal gücünün eserlerine erişim imkanı sunar. Onlar bilgiye, düşünceye ve kültüre açılan kapılardır.
  • Kütüphaneler birey ve grupların yaşam boyu öğrenme, bağımsız karar alma ve kültürel gelişim süreçlerini önemli ölçüde destekler.
  • Kütüphaneler düşünce özgürlüğünün gelişimi ve korunmasına katkı sağlar ve temel demokratik değerler ile evrensel insan haklarının himaye edilmesine destek verir.
  • Kütüphanelerin ifade özgürlüğünü hem muhafaza etme hem de kolaylaştırma sorumluluğu vardır. Bu amaçla, kütüphaneler toplumdaki çoğulculuğu ve çeşitliliği yansıtmak için en geniş kapsamlı materyali sağlar, korur ve hizmete sunar. Kütüphaneler, kullanıcıların iletişim kurması ve kendilerini ifade etmesi için vardır; onlar sansürlenemez ve politik, ahlaki veya dini görüşler doğrultusunda kısıtlanamazlar.
  • Kütüphaneler, kütüphane materyali ve hizmetlerinin seçimi ve kullanılabilirliğini siyasi, ahlaki veya dini görüşler doğrultusunda değil; profesyonel bakış açısıyla şekillenmesini temin eder.
  • Kütüphaneler bilgiyi özgürce edinir, düzenler ve yayarken her türlü sansürün karşısında durur.
  • Kütüphaneler materyali, tesisleri ve hizmetleri her kullanıcıya eşit derecede sunar. Irk, inanç, cinsiyet, yaş ya da diğer nedenlerle ayrımcılık yapmaları söz konusu değildir.
  • Kütüphane kullanıcılarının kişisel mahremiyet ve anonimlik hakkı vardır. Kütüphaneciler ve diğer kütüphane çalışanları kullanıcıların kimliğini ya da kullandıkları materyali üçüncü şahıslara açıklayamazlar.

 

Orijinal metinden (IFLA/ FAIFE Principles of Freedom of Expression and Good Librarianship http://www.ifla.org/en/faife/mission) çeviren Zeynep Tuba SUNGUR.

Kaynak

 

 

 



Kategoriler:Bilgi yönetimi ilkeleri, Değerler ve felsefe, Genel

Etiketler:, ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: