Osmanlı arşivi dünyanın da hafızası

Osmanlı Arşivlerindeki tecrübeli çalışanların ilgisiz alanlara atandığı haberleri endişelere yol açtı. Ancak, Osmanlı Arşivi Daire Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, spekülasyonları ortadan kaldıracak bir açıklama yaparak tartışmalara son noktayı koydu. Araştırmacılar ve tarihçiler hatadan dönülmüş olmasından memnun.

310820181844498448641_2-41.jpg

Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı adını aldı. Burada çalışan 300’e yakın deneyimli personel ise istihdam fazlası olarak değerlendirilip mesleğiyle ilgisiz kurumlara atandığı haberi tepkiyle karşılandı. Bunun üzerine bir açıklama yapan Osmanlı Arşivi Daire Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, “Arşivlerimizin, bu arkadaşlarımızın omuzlarında ayağa kalktığını en iyi bilenlerdenim. Arşiv hizmetlerinde yetişmiş, emek sarf etmiş eski kurum personelimizin de yeni kurumumuza kazandırılması yönünde çalışmalarımız sürmektedir.” açıklamasıyla arşivcilerin yüreğine su serpti. Peki Osmanlı Arşivleri neden bu kadar önemli? Osmanlı Arşivlerinin hem ülke hem dünya tarihi açısından önemini Türk Arşivciler Derneği Başkanı Yüksel Baycar, tarihçi-yazar Prof. Dr. Zekeriya Kurşun ve yazar Prof. Dr. Mustafa Budak’a sorduk. Uzmanlar yaşanan atanma olayını bir talihsizlik olarak tanımlarken, arşivin sadece Osmanlı ya da Türk tarihi için değil dünya tarihinin yazımı için de önemli bir kaynak olduğuna dikkat çekiyor.

ULUSLARARASI ÖNEME SAHİP BİR ARŞİV

Yazar Prof. Dr. Mustafa Budak ise arşivin Türk tarihinin önemli bir devresini aydınlattığını söylüyor ve ekliyor: “Osmanlı Devleti’nin Asya-Avrupa ve Afrika gibi üç kıtada hüküm sürmüş bir devlet olduğu dikkate alındığında Osmanlı Arşivi söz konusu coğrafyada bugün mevcut 30’u aşkın devletin de arşividir. Bunun anlamı, ünlü tarihçimiz Halil İnalcık’ın dediği gibi ‘Osmanlı Arşivi olmadan bu devletlerin tarihi yazılamaz.’

Gerçekten söz konusu devletler, günümüzde kendi milli tarihlerini yeniden yazmaya çalışmaktadır. Bu aşamada, adı geçen devletlerin arşiv anlamında başvuracakları ilk yer Osmanlı Arşivi’dir. Mesela, Cezayir iyi bir örnektir. Cezayirliler, Fransız işgal dönemini kendi tarihleri içinde ‘arızî bir dönem’ olarak görmekte ve Osmanlı dönemini ise millî tarihlerinin başlangıcı olarak kabul etmektedirler. Görüldüğü gibi Osmanlı Arşivi, sadece bizim kendi millî arşivimiz değil bir milletlerarası arşivdir. Ayrıca, Osmanlı Arşivi belgeleri, çeşitli milletlerarası ve şahıs hukuku davalarında da hukukî geçerliliğe sahiptir.”

ÜLKELERİN GEÇMİŞİNİ ANLAMAK OSMANLI TARİHİNDEN GEÇİYOR

Bugün Osmanlı Devleti’nin mirası üzerinde otuzu aşkın devlet hüküm sürmekte. Bu devletlerin en az 500 yıllık tarihlerinin ana kaynakları Osmanlı Devleti arşivlerinde bulunuyor. Budak, bu arşivlerin Akdeniz ve Avrupa ülkeleri tarihi için birinci derecede önemli arşivler olduğunu söylüyor. “Bilhassa sosyal, iktisadi, idari, nüfus ve benzeri konulardaki araştırmaların önem kazandığı çağımızda bu arşivler, oldukça zengin tarih kaynaklarını muhafaza etmektedirler.” şeklinde konuşan Budak, bu belgelerden Osmanlı Devleti’nin siyasi, iktisadi, içtimai ve benzeri konulardaki portresini çıkarmanın mümkün olduğunu dile getiriyor ve ekliyor: “Adı geçen bölge ülkelerinden özellikle Ortadoğu Müslüman ülkelerinde ve Balkan devletlerinde Osmanlı dönemine ait vesikalar bulunmakla beraber, bunların asıl kaynakları Osmanlı Arşivlerinde yer almaktadır. Arşiv belgelerinin asıllarına ve yeteri kadarına ulaşmadan kâmil bir araştırma yapmak mümkün olmadığından diğer bölgelerdeki Osmanlı dönemine ait belgeler de Türkiye’deki Osmanlı arşivleri ile birlikte ele alındığında daha bir önem kazanmaktadır. Bu bakımdan, Osmanlı Arşivlerini incelemeden adı geçen ülkelerdeki devletlerin tarihlerini tam anlamı ile yazabilmek mümkün değildir.”

ARŞİV 95 MİLYON EVRAKI KAPSIYOR

Türk Arşivciler Derneği Başkanı Yüksel Baycar ise Osmanlı Arşivlerinin 600 yıl boyunca devletin aldığı kararlar, padişahların iradeleri herhangi bir konuda verilen fermanlar, beratlar, yeni fethedilen yerlerin kayıtları, tapu-muhasebe-mahkeme kayıtları, nüfus bilgileri ve günlük hayata dair milyonlarca evraka sahip bir arşiv olduğunu söylüyor. Yaklaşık 400 bin defter ve 95 milyon evraktan söz ediyor Baycar. “Hocalarımızın deyimiyle İslam medeniyetinin tek arşividir. Çünkü burası bugün varlığını sürdüren 40’ın üzerinde devletin de arşividir. Bu kayıtlar bir milletin ve devletin hukuki varlığının delilidir. Dolayısıyla büyük öneme sahiptir.” diyen Baycar, arşivlerin milletlerin hafızası konumunda olduğunun altını çiziyor ve ekliyor: “Öyle ki Sultan Üçüncü Mustafa devrine ait bir ferman bu konudaki titizliği çok net gözler önüne sermektedir. Padişah fermanında, bu defterlerin devletin hazinesi mertebesinde olduğunu, tek bir harfine bile zarar gelmesi durumunda hesabını kimsenin veremeyeceğini ifade etmiştir. Yine aynı bilinçle 1846 yılında Hazine-İ Evrak Nezareti özellikle bakanlık seviyesinde kurulmuştur.”

ARŞİVCİLİK FEDAKÂRLIK İSTER

Bugün 52 milyon belgenin tasnifinin tamamlandığı söyleyen Baycar, arşivciliğin fedakârlık isteyen bir meslek olduğunu …

http://www.star.com.tr/cumartesi/osmanli-arsivi-dunyanin-da-hafizasi-haber-1380290/

 



Kategoriler:Arşivler, Genel

Etiketler:, , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: